• ANASAYFA
  • uyuşturucu madde ticareti tck 188

    uyuşturucu madde ticareti tck 188

    uyuşturucu ticareti tck 188

    10. Ceza Dairesi         2021/18613 E.  ,  2021/14318 K.


     

    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARLA

    İLGİLİ BİLGİLER

    İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

     

    Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında, ...Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiği, Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine temyiz edildiği, Yargıtay (Kapatılan) .... Ceza Dairesi’nin 14.02.2017 tarih – 2015/13477 esas ve 2017/247 karar sayılı ilamı ile kararın bozulduğu, bozmaya uyularak ...Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 05.03.2018 tarihinde 2017/21 esas ve 2018/71 sayılı karar ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı tck 188, 62/1., 52/2. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 140 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm sanık müdafileri tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 11.01.2021 tarihli 2018/2931 esas ve 2021/117 karar sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Kesinleşen karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmiştir.

    B- İTİRAZ NEDENLERİ:

    23/11/2009 günü saat 13:35 sıralarında 06 BM 6300 plakalı araçta uyuşturucu olduğunun ihbarı üzerine aynı gün saat 15:00 sıralarında araç görevliler tarafından durdurulmuş, şoförün sanık ... olduğu, yanında ...'in bulunduğu araçta yapılan aramada otoya ait stepne içerisinde ince jelatin içerisine sarılı 377 gram ağırlığında esrar maddesi, 208 gram ağırlığında eroin maddesinin ( esrar bitkisi net ağırlığı 101,79 gram, eroin maddesi net ağırlığı 101 gram) ele geçirildiği somut olayda, araç sürücüsü ve aracın sahibi sanık ... atılı suçlamaları aşamalarda istikrarlı biçimde reddeder ve kendisine komplo kurulduğunu ve aracına bu maddenin konulmuş olduğunu istikrarlı biçimde ifade eder.

    Somut olayda; sanık ... ile tanık ...'ın amca çocukları oldukları ve aralarında husumet bulunduğu gerek sanık gerek de tanık Mustafa'nın beyanları ile sabittir. Suç tarihi öncesinde sanık ...' in... plaka sayılı 2008 model yeni ....marka aracının motor kitlemesi sonucunda 28/10/2009 günü ... servisine giriş yaptığı ve aracın tamiri için 18/11/2009 tarihine kadar serviste kaldığı, aracın serviste kaldığı bu süre içerisinde tanık ...'ın da aracının çekici marifetiyle servise getirilmiş olduğu ve ... Otomotiv Pet. San. ve Tic. A.Ş. ... otosan yetkili servisinden alınan servis iş emirleri nazara alındığında bu tarihin 17/11/2009 olduğu, serviste çalışan daha sonra işten ayrılan tanık ... ile tanık ...'ın arkadaş oldukları ve aynı dönemde ve başka zamanlarda da tanık ...'ın bu servise gelip gittiği aynı serviste çalışan tanıklar ..., ... ve ...' nın aşamalardaki ve tanık ...' nin ise 04/01/2010 tarihli polisteki ifadesi ile sabit olduğu, tanık ...'nin olayın sıcağı sıcağına alınan ifadesinde; başka bir araca deneme amaçlı stepne değişimi yaptığını beyan ettiği ve gri renkli ...araçtan (sanık ...'e ait) stepneyi çıkardığını belirttiği ancak stepne değişimi konusunda beyanları alınan diğer tanıkların siyah renkli .... marka araçtan (tanık ...'a ait) stepne çıkarıldığına ilişkin polis ifadelerinin mevcut olduğu, tanık ...' ın ... marka aracına 4 adet çelik jant almayı düşünmesi sebebiyle bu stepneyi deneme amaçlı olarak 3-5 dk kadar söküp deneyip taktıklarını belirtikleri ancak dosyada bulunan fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere ... marka aracın jantının 4 bijonlu, yeni Ford Mondeo marka aracın jantının ise 5 bijonlu olduğu ...marka aracın jantının ölçülerine göre ... marka araca olmasının söz konusu olmadığı ve bu hususu bir oto servisinde çalışan ustaların bilmemelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bozma sonrası sanık vekilinin 16/05/2017 tarihli dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan sanık ...'in tanık ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesinin dökümüne ilişkin 17/07/2017 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; tanık ...'nin maddeyi kendisinin araca koyduğuna ve vicdanen rahatsız olduğuna ilişkin beyanları ve bilahare Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nda vermiş olduğu 19/10/2017 havale tarihli dilekçeleri ile 05/03/2018 tarihli mahkeme huzurundaki beyanında uyuşturucu maddeleri ...'ın isteği üzerine araç stepnesine kendisinin koyduğuna ilişkin beyanları bir bütün olarak nazara alındığında her ne kadar sanığın servisten aracı aldığı tarihten 4 gün sonra aracında ihbara dayalı uyuşturucu madde yakalanmış olsa da husumetin varlığı, araç üzerinde servis sırasında bir kısım tasarruflarda bulunulduğunun sabit oluşu ve tanık Bilal'in bozma sonrası değişen ve maddeyi kendisinin koymuş olduğuna yönelik beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu ticareti yapıp yapmadığı konusunda şüphenin oluştuğu ve şüpheden sanığın yararlandırılmasının temel bir hukuk ilkesi olduğu, bir suçlunun cezasız kalmasının bir masumun mahkum olmasına tercih edilmesi gerektiği ve bu şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği gözetilmeksizin beraat kararı verilmesi yerine mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu düşüncesiyle yüksek dairenin kararına itiraz edilmesi gerektiği düşünülmüştür.

    C- İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:

    Dairemizin itiraza konu olan kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği ve kararda bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmemiştir.

    İtirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar vermek gerekmektedir.

    D- KARAR:

    Açıklanan nedenlerle;

    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde görülmediğine,

    2- 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

    27/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


     

    10. Ceza Dairesi         2017/2699 E.  ,  2021/14275 K.

     

    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARLA

    İLGİLİ BİLGİLER

    Mahkeme : ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi

    Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

    Hüküm : Mahkûmiyet

     

    Dosya incelendi.

    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

    A) Sanık ...'ün temyiz talebinin incelenmesi:

    Sanığa 04.06.2014 tarihinde bizzat tebliğ edilen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık süreden sonra 13.06.2014 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE,

    B) Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesi:

    Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

    1- Hüküm fıkrasında ve gerekçede alt sınırdan ceza verildiği belirtilerek tck 188/3 maddesi gereğince verilen hapis cezası alt sınırdan 5 yıl olarak belirlendiği halde, adli para cezasının alt sınır aşılarak 120 gün olarak belirlenmesi,

    2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,

    1- Hükmün 1. paragrafında yer alan “120 gün”, 2. paragrafında yer alan “60 gün”, 3. paragrafında yer alan “50” gün, 4. paragrafında yer alan “50 gün” ve “1000 TL” ibareleri çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün”, “1 gün” ve “20 TL” ibarelerinin yazılması,

    2- TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması uretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    23.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


     

    uyuşturucu madde ticareti tck Yargıtay 10. Ceza Dairesi         2020/14666 E.  ,  2021/14298 K.

     

    "İçtihat Metni"

    Mahkeme : İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi

    Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

    Hükümler : a)Mahkûmiyet; Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/07/2019 tarihli, 2019/76 esas ve 2019/313 sayılı kararı

    b)İstinaf başvurusunun esastan reddi

     

    Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.

    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

    Sanık ve müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına yönelik isteklerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmiştir.

    CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,

    Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 13/12/2018 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

    1)Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 13/12/2018 tarihli eylemi sabit ise de, 27/11/2018 tarihinde temyiz dışı diğer sanık ...'ın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgisi olduğuna ilişkin, ...'ın sonradan döndüğü soyut beyanları dışında kuşku sınırlarını aşan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden; 27/11/2018 tarihli eylemi de sabit görülerek, sanık hakkında temel hapis cezasının TCK'nın 188/3-son cümlesi gereğince 15 yıl olarak belirlenmesi ve şartları bulunmamasına rağmen TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

    2)TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

    3)Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,

    Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olup, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki tahliye taleplerinin reddine,

    28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmesine, 23.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


     

    süre tutum dilekçesi istinaf